Page 27 - NirvanaOfNaturae
P. 27
Nehir Tanrıları
Toros Dağları’nın kucakladığı topraklardan birçok ödüllendirmesi, öfkelendiğinde ise sellerle insanları
KÖPRÜÇAY dere doğar. Bu dereler yamaçlardan süzülerek kanyon- cezalandırdığının düşünülmesi antik çağda birçok
larda birikir ve nehirleri oluşturur. Toros Dağları’nın nehre tanrı olarak tapınılmasına, nehirlerin tanrı olarak
karstik yapısıyla etkileşime geçen bu nehirler, mavinin adlandırılmasına neden olmuştur.
gözalıcı farklı tonlarını da bünyesine katarak, sanki bir
an önce denize kavuşmak için hızla akarlar. Ovalara Bugüne ulaşan önemli antik kentlerin çoğu, tanrı isim-
ulaştıklarında alüvyon bırakarak küçük menderesler leriyle anılan büyük nehirlerin etrafında kurulmuş yer-
oluştururlar. leşimlerdir. Örneğin Perge Antik Kenti’nin yanındaki
Aksu Çayı Kestros Tanrısı olarak bilinirken, Aspendos
Toros Dağları’ndan doğan derelerin nehirlere dönüşe- Antik Kenti’nin yanından akan Köprüçay Eruyme-
rek, taşıdıkları alüvyonlarla oluşturdukları bu verimli don Tanrısı olarak adlandırılır. Side Antik Kenti’nin
ovalarda antik çağlardan beri tarım yapılır. Nehirler ekolojik bileşenini oluşturan ve kentin yanından akan
bu topraklarda harikulade bir biyolojik çeşitliliğin Manavgat Çayı ise Melas Tanrısı olarak anılırdı. Bu
oluşmasını sağlayarak hem tarım hem de avcılık ve antik kentler, verimli topraklar üzerindeki zengin-
toplayıcılık için büyük bir zenginlik sunar. Nehirlerin likleriyle gelişmiş ve sanat eserlerinin yaratılmasına
asırlar boyunca bu topraklara hayat vermesi, bazen de ilham vermiştir. Bugün Antalya Müzesi’nde sergilenen
taşkınlarla afetlere neden olması insanları etkilemiştir. eserlerin büyük çoğunluğu, bu büyük antik kentlerden
Nehirlerin iyi zamanlarda bereketini sunarak insanları gelmektedir.
DNA DOĞANIN NİRVANASI ANTALYA 27

